Acı kayıplarınız;şehitlerimiz !

Merhaba sevgili okurlarım ; Sırf bizler rahat uyuyalım diye canlarını feda eden mehmetçiklerin ve tüm güvenlik güçlerimizin haklarını nasıl öderiz bilmiyorum.Peki ya arkalarında bıraktıkları evlatlarının,eşlerinin,anne ve babalarının acıları nasıl dinecek?

Bir yandan tarifi edilemez gurur, bir yandan da kor ateş gibi yürekleri yakan acı ! Hiç beklenmedik bir anda,haince düzenlenen tuzakta veya çatışmada, hayalini kurduğu her şeyi yarıda bırakıp hayata gözlerini kapatmak , şehit olmak ne demek bizler anlayamayız.Çünkü Şehitler, yaşamak için savaşan kişilerdir. Şehitlik peygambere komşu olmaktır.

Toprak şehit kanıyla anlam kazanır, vatan olur. Şehitlik bir mertebedir. Bir mükafattır Şehitliğin başı da sonu da cennettir. Şehitlik bir ölüm şekli değildir. Şehadet bir hayat tarzıdır. Yürekler dağlansa da ciğerler yansa da şehadet ölmek demek değildir.

Şehadet, bir çağrıdır. Şehadet, kutlu bir yolculuktur. Azık derdi yoktur. Menzili bellidir, sonu bellidir. Duraksız, sıkıntısız, çilesiz bir yoldur. Bizlere bu duyguyu yaşatan , içimizi kor ateş gibi yakan hainlerinde yürekleri yanar inşallah.

Şehitlerimiz ; Şehit Jandarma er İsa Karakaş (Gaziantep) Uzman Çavuş Neşet Gök (Eskişehir) Uzman Çavuş Uğur Göksu (Samsun) Uzman Çavuş Ali Hekim (Antalya) Jandarma Astsubay Çavuş Ömer Yiğit Ulus (İzmir) Uzman Çavuş Özgürcan İnce (Ankara) Uzman Çavuş Okan Dinçer ve ismini sayamadığım vatanımız uğruna canını feda eden tüm şehitlerimize Allahtan Rahmet diliyorum.Rabbim tüm yakınlarına sabır versin inşallah.

2016 Yılında Şehit olan Kamil Tunç’un askere gittikten sonra Samsun’da acemi birliğindeyken sosyal medya hesabında annesi Hamiyet Tunç için yazdıkları ve annesine olan özlemini dile getirdiği yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şehit Tunç duygularını annesine şöyle dökmüştü: "Ben asker oldum annem, hani akşam yemeğini beğenmeyen oğlun, bugün ne bulursa yer oldu. Sabah yatağından olduğu gibi çıkan oğlun bugün yatağını 5 dakikada jilet gibi yapar oldu. Gömleğinin üstündeki en ufak çizgiye bile kızan oğlun, bugün ter kokan kamuflajı 3 dakikada giyer oldu. Hani o ayakkabı aldığında mırın kırın eden oğlun, bugün 5 kilo botun içinde ayakları şişer oldu. Evden çıkıp giderken 'gitme' dediğin oğlun, bugün evde 1 dakika olabilmek için neler vermez oldu.

Hani bir şey yap deyince ‘of anne’ diye cevap veren oğlun sesinin bir damlasına içten içe susar oldu. Hani hasta olduğunda başında sabahladığın oğlun sabah yatağında 'hadi oğlum kalk öğlen oldu' dediğin oğlun, bugün güneş daha doğmadan şafak sökmeden kalkar oldu. Dedim ya ‘ANNEM!’ Bak oğlun asker oldu."

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ayşe Nur Uçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haber7 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haber7 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Sitemizin yeni yüzünü nasıl buldunuz ?