Bir torba şeker

O kadar zor, o kadar meşakkatli bir süreçten geçiyoruz ki dizlerimiz titriyor.

Kim ne derse desin, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntının adı her ne olursa olsun bir gerçek var ki resmen sallanıyoruz.

Bu işin sonu korkarım ki "altta kalanın canı çıksın" mantığına doğru hızla ilerliyor.

Memurundan esnafına, patronundan işçisine hatta siyasetçiye kadar herkesde müthiş bir tedirginlik var.

Tüm Ak parti iktidarı döneminde bu kadar sarsıntı olmamıştı. Yıllar sonra ilk kez ekonomik krizi ciğerlerimize kadar hissettik hissediyoruz.

Bu kriz döneminde iflas bayrağını çokça çeken olacak. Toplum olarak gelin el ele verelim ve düşeni elinden tutup kaldıralım, Tıpki bundan seneler önce Gaziantep'in en ünlü helvacısı Ökkeş ustanın ayağa kalktığı gibi.

"Bundan 30 yıl kadar önce, Gaziantep’te helvacılık yapan Ökkeş usta iflas eder. Elinde avucunda ne varsa yitirir. Alacaklarını tahsil edemez, işçilerini çıkarır, iş yerini kapatmak zorunda kalır. 

Ama bir yerlerden de tekrar başlaması gerekmektedir. 

Helvacı Ökkeş ustanın cebinde beş parası yoktur. Kalkar, hiç tanımadığı toptan şeker satan bir dükkâna gider. Kendisini tanıtır, helvacılık yaptığını, iflas ettiğini anlatır. Parasının olmadığını, iş yerinin tekrar üretime geçebilmesi için acil bir torba şekere ihtiyaç duyduğunu, ancak şeker parasını helvayı yapıp sattıktan sonra ödeyebileceğini söyler. 

Şeker satıcısı Bahaddin usta, Ökkeş ustayı dikkatlice dinler, yerinden kalkar, yanında çalışanını çağırır ;“oğlum bir at arabası çağır,20 torba şeker yükleyin, Ökkeş ustamın dükkânına indirin” der. Şekerci Bahattin usta küçük bir kağıda da , isim,adres belirtmeden, sadece” 20 torba şeker” yazar, kâğıdı Ökkeş ustaya uzatır,ardından da ”Ökkeş usta sıkma canını!...Sen şu şekeri al…Kazanını kaynat, helvanı yap, sat!...Ne zaman elin rahatlarsa o zaman gel borcunu öde! ”der. 
Ökkeş usta şaşkındır, ne diyeceğini bilemez. Bir torba şeker derken, 20 torba şeker bulmuş olmanın heyecanını yaşar. Hiç tanımadığı biri tarafından kendisine güvenilip 20 torba şeker verilmesi karşısında gözleri dolar, hıçkırıklara boğulur. Ökkeş usta şekeri alır, iş yerine döner. Kısa sürede helva üretimine tekrar başlar. Yaptığı helvaları satar, şeker borcunu ödeyecek parayı toparladığında Bahattin ustanın yanına gider. Bahattin usta güler yüzle, ayakta karşılar, çay kahve derken , parayı Bahattin ustaya uzatır;” Bahattin ustam Allah senden razı olsun, bizi tekrar ayağa kaldırdın ,çark dönemeye başladı ” dediğinde .Bahattin usta;“Yok !...Kazanmanın sebebi ben değilim…Belki vesile olmuş olabilirim ama.. Ne varsa sendendir “der, sonra da yanında çalışanlara;“ Ökkeş ustama 30 torba şeker yükleyin” talimatını verir.

Ökkeş usta sözünde durmuş, borcunu ödemiş olmanın huzurunu duyarken, Bahattin usta da karşısında işini tekrar kazanmış, sözünde duran birini görmenin bahtiyarlığını yaşar.


Merhamet etmek iyidir. Ancak acımak yetmiyor. Önemli olan ihtiyaç duyana, ihtiyaç duyduğunu, ihtiyaç duyduğu anda verebilmektir." Alıntı

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Tunç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haber7 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haber7 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Sitemizin yeni yüzünü nasıl buldunuz ?